صد بیت از سعدی به زبان ترکی استانبولی

پیام‌های جهانی ادبیات فارسی (1)

صد بیت از سعدی شیرازی به زبان ترکی استانبولی

 

 

 

1. بنی‌آدم اعضای یک پیکرند

که در آفرینش ز یک گوهرند

 

چو عضوی به‌درد آورد روزگار

دگر عضوها را نماند قرار

 

تو کز محنت دیگران بی‌غمی

نشاید که نامت نهند آدمی

1. Bir bedenin organları Âdem’in oğulları

Bir ocaktan hepsinin yaratılışları

 

Bir gün rahatsızlanırsa bu organlardan biri

Huzurlu olamaz diğer organlardan hiç biri

 

Başkalarının sıkıntılarından yoksa haberin

İnsan demeleri yaraşmaz adına senin

 

2. آدمی را که جانِ معنی نیست

در حقیقت درختِ بی‌ثمر است

Mana canı olmayan insan

Gerçekte meyvesiz bir ağaç o insan

 

3. از آن زمان که فکندند چرخ را بنیاد

دری نبَست زمانه که دیگری نگشاد

Felek, bu gökler kuruldu kurulalı

Bir kapı açmadan diğerini kapatmadı

 

4. از تواضع بزرگوار شوی

 وز تکبر ذلیل و خوار شوی

Alçakgönüllü olursan ulu kişi olursun

Kibirlenirsen aşağılık, değersiz olursun

 

5. از هرچه می‌رود سخنِ دوست خوشتر است

پیغامِ آشنا نفسِ روح‌پرور است

Dostun sözleri her şeyden güzeldir

Dostun haberi ruhu besleyen bir nefestir

 

6. افتادم و مصلحت چنین بود

بی‌بند نگیرد آدمی پند

Düşkünüm şimdi ben, bana yaraşan bu imiş

Bağlara vurulmadan insanoğlu öğüt dinlemez imiş

 

7. اگر پیل‌زوری وگر شیرچَنگ

به نزدیکِ من صُلح بهتر که جنگ

Fil gibi güçlü olsan, aslan gibi pençeli olsan

Bana sorarsan barışman, daha iyi savaşmandan

 

8. اگر خدای پرستی هواپرست مباش

گناه کردنِ پنهان به از عبادتِ فاش

Arzularının kulu olma Tanrı’ya tapıyorsan

Gizli günah daha makbul görsünler için tapınmaktan

 

9. اگر هزار تَعَنُّت کنی و طعنه زنی

من این طریق محبت ز دست نگذارم

Bin kez yanılışımı bulsan, kınasan da beni

Bu sevgiyi bırakmam, asla terk etmem seni

 

10. آن میوه که از صبر برآمد شِکری بود

 مِن‌بعد حکایت نکنم تلخیِ هجران

Sabrım için gelen meyve bir şekerdi bir bilsen

Artık anlatmam ayrılık hikâyesinin acısını asla ben

 

11. ای که دستت می‌رسد کاری بکن

 پیش از آن کز تو نیاید هیچ‌کار

Elinden geliyor ya şimdi kalk da bir iş yap sen

Bir gün gelecek hiçbir iş yapamayacaksın sen

 

12. با مردمِ سهل‌گوی دشوار مگوی

با آن‌که درِ صُلح زند جنگ مَجوی

 

Yumuşak sözlülere karşı sert söz söyleme

Barış kapısını çalanlarla savaşa girişme

 

13. بارِ درختِ علم نباشد مگر عمل

با علم اگر عمل نکنی شاخِ بی‌بری

Bilgi ağacının meyvesi ancak iş olur

Bilgin ile iş yapmaz isen adın meyvesiz dal olur

 

14. برو شادی کن ای یارِ دل‌افروز

غمِ فردا نشاید خورد امروز

Git de mutlu ol a gönül aydınlatan sevgili

Yarının üzüntüsünü bugünden çekmek yaraşmaz ki

 

15. بلبلا مژده بهار بیار

خبرِ بد به بوم بازگذار

A bülbül! Bahar müjdesi ver sen

Kötü haberi baykuşa bırak sen

 

16. به حاجتی که رَوی تازه‌روی و خندان باش

فرونَبندد کارِ گشاده‌پیشانی

Bir dileğin olursa güler yüzlü sevecen ol, gel

Alnı açık olanın işine olamaz kimse engel
 

17. به روزگار سلامت سلاح جنگ بساز

وگرنه سیل چو بگرفت ، سد نشاید بست

Varlıklı olduğum günlerde savaş hazırlığını yap

Koparsa sel, artık alamazsın önünü ne yaparsan yap

 

18. بودم جوان که گفت مرا پیرِ اوستاد

فرصت غنیمت است نباید ز دست داد

Yaşlı hocam bana şöyle dedi genç iken ben

Fırsatı ganimet bil, fırsat kaçırılmamalı elden

 

19. تا توانی درونِ کس مَخراش

 کاندر این راه خارها باشد

Yaralama kimsenin yüreğini elinden geliyorsa

Bu yolda dikenler var asla unutma

 

20. تواضع گرچه محبوب است و فضلِ بی‌کران دارد

نباید کرد با هرکس، که هَیبت را زیان دارد

Alçak gönüllülük çok güzel sınırsız hem de erdemi

Ancak herkese yapılmamalı çünkü düşürür değerini

 

21. جز یادِ دوست هرچه کنی عُمر ضایع است

جز سِرِ عشق هرچه بگویی بطالت است

Sevgiliyle olmaktan başka ne yaparsan yap hepsi boş

Aşk gizeminden başka ne söylersen hepsi boş

22. جنگ از طرفِ یار دل‌آزار نباشد

یاری که تحمُّل نکند یار نباشد

Sevgiliden gelen savaş gönlü incitmez ki

Sevgiliye dayanamayan sevgili olamaz ki

 

23. جوانمرد و خوش‌خوی و بخشنده باش

چو حق بر تو پاشد، تو بر خَلق پاش

Yiğit, cömert, güzel huylu, bağışlayan ol

Hak sana saçarak veriyor ya sen de halka saçan ol

 

24. چشمِ رضا بپوشد هر عیب را که دید

چشمِ حَسَد پدید کند عیبِ ناپدید

Gördüğü hatayı görmezden gelir erdemli göz

Görmediği kusurları gördüm der kıskanç göz

 

25. چشمِ کوته‌نظران بر ورقِ صورتِ خوبان

خط می‌بیند و عارف قلمِ صنعِ خدا را

Güzellerin yüzündeki güzellikleri görür dar görüşlüler Arifler o yüzlerde Tanrı’nın sanat kalemini görürler

 

26. چه خوش گفت آن مردِ داروفروش

 شفا بایدت دارویِ تلخ نوش

Ne güzel söyledi o ilaç satan bilge adam:

“Şifa istiyorsan eğer acı ilacı iç sen be adam”

 

27. چو بِه گشتی طبیب از خود میازار

چراغ از بهرِ تاریکی نگه‌دار

İyileştikten sonra sakın doktorunu azarlama

Elindeki ışığı sakla, karanlıkta lazım olur sana

 

28. چو نیک و بد به‌سر آید، جهان همان بهتر

که زندگی همه بر طبع شادمانه کند

İyi de kötü de bir gün sana erecekse

İyisi mi hayatını mutlulukla geçir sen de

 

29. خنُک آن‌که آسایش مرد و زن

گزیند بر آسایشِ خویشتن

Ne mutlu! İnsanların mutluluklarını her yerde

İster her zaman kendi mutluluğu yerine

 

30. خواهی از دشمنِ نادان که گزندت نرسد

رِفق پیش‌آر و مُدارا و تواضع کن و جود

Zarar görmemek istiyorsan cahil düşmandan

İyi geçin herkesle, alçak gönüllü, cömert ol, iyi davran



31. خواهی که رَستگار شوی راستکار باش

تا عیب‌جوی را نرسد بر تو مدخلی

Kurtulmak istiyorsan doğru sözlü ol sen

O zaman kusur arayandan kurtulursun sen

 

 

32. خوش است درد که باشد امیدِ درمانش

دراز نیست بیابان که هست پایانش

Ne güzel derman umudu olan dert ki

Sonu olan çölün uzak olmaz yolu ki

 

33. داروی تربیت از پیرِ طریقت بِسِتان

آدمی را بَتر از علتِ نادانی نیست

Terbiye ilacını öğren yolun pirinden

Daha beter hastalığı olmaz insanın cahillikten

 

34. دردِ عشق از تندرستی خوشتر است

مُلکِ درویشی ز هستی خوشتر است

Aşk derdi sağlıklı tenden daha iyi

Dervişlik mülkü varlıktan daha iyi

 

35. دریاب کنون که نعمتت هست به دست

کاین نعمت و مُلک می‌رود دست به دست

Değerini bil şimdi var ya nimetlerin elinde

Bu nimetler, bu ülkeler dolaşır elden ele

 

36. دلِ زیردستان نباید شکست

مبادا که روزی شوی زیردست

Aşağıdakilerin ellerini kırmamak gerek

Bir gün sende kalırsın aşağılarda bilmen gerek

 

37. دل که پاکیزه بود جامه‌ی ناپاک چه باک

سَر که بی‌مغز بود نغزیِ دَستار چه‌سود؟

 

Gönül temiz olunca korkma elbisen kirli olsa da

Elbisen değer olmuş neye yarar içinde başın beyni olmazsa

 

38. دلارامی که داری دل در او بَند

دگر چشم از همه عالم فروبند

Varsa bir sevgilin bağla gönlünü ona

Kapat artık gözlerini bütün dünyaya

 

39. دنیا نیرزد آن‌که پریشان کنی دلی

زنهار بد مکن که نکرده‌ست عاقلی

Bütün dünya bile değmez bir an gönlünü üzmeye

Sakın kötülük yapma, akıllı kötülük nedir bilmez

 

40. دو عاشق را به هم خوش‌تر بود روز

دو هیزم را به هم بهتر بود سوز

Birlikte olursa iki sevgili mutluluk dolar günleri

İki odun yan yana olursa yanmaları daha iyi

 

41. دیده را فایده آن است که دلبر بیند

ور نبیند چه بود فایده بینایی را ؟

Göz sevgiliyi görürse işe yarar

Görmüyorsa sevgilisini göz neye yarar?

 

42. راستی پیشه‌گیر و ایمن باش

که رهاننده‌ی تو بس باشد

Doğru ol da güvende ol

O zaman kurtaranı bol olan ol

 

43. راستی موجبِ رضای خداست

کس ندیدم که گم شد از رهِ راست

Doğruluk kazandırır Tanrı’nın rızasını

Gördün mü sen doğru yolda yürüyüp de kaybolanı?

 

44. زینهار از قرینِ بد زنهار

و قنا ربنا عذاب النار

Sakın kötü arkadaştan sakın sen

Koru Tanrı’m bizi ateşin azabından koru sen

 

45. سبک‌بار مردم سبک‌تر روند

حق این است و صاحبدلان بشنوند

Yükü hafif olanlar hızlı hızlı yürürler

Gerçek olan bu, gönül sahipleri bu söze kulak verirler

 

46. سرای آخرت آبادکن به حُسنِ عمل

که اعتمادِ بقا را نشاید این بنیاد

Ahiret yurdunu bayındır yap güzel işlerinle sen

Sonsuzluk güvenine yaraşmaz bu vefasız yapılar

 

47. سعدی بشوی لوحِ دل از نقشِ غیرِ او

علمی که رَه به حق ننماید ضَلالت است

A Sa’dî! Gönül aynanı temizle başkalarından

Gerçeğe götürmeyen bilgi sapıklıktır

 

48. سعدی جفا نبرده چه دانی تو قدرِ یار

تحصیلِ کامِ دل به تکاپوی خوش‌تر است

Cefa görmemişsin sen Sa’dî, ne bilirsin yârin değerini

Gönül arzusuna çabayla erişmek güzeller güzeli

 

49. سعدیا دارویِ تلخ از دستِ دوست

بِه که شیرینی ز دستِ دیگری

Dostun elinden acı ilaç içmek Sa’dî

Başkasının elinden şerbetten iyi

 

50. سعدیا عمر عزیز است به غفلت مگذار

وقتِ فرصت نشود فوت مگر نادان را

Ömür çok değerli A Sa’dî! Boşa geçirme onu

Yakaladığı değerli fırsat kaçırmaz cahilden başkası onu

 

51. سعدیا گرچه سخن‌دان و مَصالِح‌گویی

به عمل کار بَرآید، به سخندانی نیست

Güzel, tatlı sözler söylesen de sen A Sa’dî!

Söz ile iş yapılmaz, değeri olur yaparsan işi

 

52. سعدیا مردِ نکونام نمیرد هرگز

مُرده آن‌ست که نامش به نکویی نبَرند

İyi adlı kişi ölmez asla A Sa’dî!

Ölü kişi adı iyilikle anılmayan kişi

 

53. سکونی به دست آر ای بی‌ثبات

که بر سنگِ غلطان نروید نبات

Sakin bir hayat yaşa be kararsız kişi!

Yuvarlanan taş üstünde bitmez ki bitki

 

54. شبِ فراق نمی‌باید از فلک نالید

که روزهای سپید است در شبانِ سیاه

İnlememek gerek karanlık gecelerde feleğin elinden

Aydınlık günler gelir karanlık gecelerin ensesinden

 

55. صد مشعله افروخته گردد به چراغی

این نور تو داری و دگر مُقتبسانند

Yüz meşale yanar bir kandille

Bu ışık tek sende, ışığın diğerlerinin ellerinde

 

56. صورتِ زیبای ظاهر هیچ

ای برادر سیرتِ زیبا بیار

Yüzündeki güzelliğin bir hiç

A kardeşim güzel huyunla gel

 

57. طریقت بجز خدمت خلق نیست

به تسبیح و سجاده و دلق نیست

Tarikat demek halka hizmet demektir

Tesbih ile seccadeyle, gösteriş değildir

 

58. عشق آدمیَّت است، گر این ذوق در تو نیست

هم‌شرکتی به خوردن و خفتن دَواب را

Aşk insanlık demektir. Yok ise bu zevk sende

Ortaksın sen hayvanlarla yemede de içmede de

 

59. عقل و دولت قرینِ یکدیگرند

هرکه را عقل نیست دولت نیست

Akıl ile devlet yoldaşı birbirinin

Devleti de olmaz aklı olmayan birinin

 

60. علم چندان که بیشتر خوانی

چون عمل در تو نیست نادانی

Ne kadar ilim okursan oku sen

Bilginle iş yapmazsan cahilsin sen

 

61. علم دل را به جای جان باشد

سرِ بی‌علم بدگمان باشد

Bilgi gönlün canı gibidir

Bilgisiz kafa kuşku dolu gibidir

 

62. فَراغِ دلت هست و نیرویِ تن

چو میدان فراخ است گویی بزن

Gönlün huzurlu tenin güçlü senin

Meydan geniş, vur topunu meydan senin

 

63. قیمتِ عشق نداند، قدمِ صدق ندارد

سست‌عهدی که تحمُّل نکند بارِ جفا را

Aşkın kıymetini bilmez, doğru adım atmaz o

Sözüne güvenilmez ki cefa yüküne dayanmaz o

 

64. کنجِ صبر اختیارِ لقمان است

هرکه را صبر نیست حکمت نیست

Sabır köşesi Lokman’ın seçtiği makam

Sabırlı olmayan hikmeti olmayan adam

 

65. که گفت بر رُخِ زیبا نظر خطا باشد

خطا بوَد که نبینند رویِ زیبا را

Kim demiş “Güzelin yüzünü seyretmek hata”

Güzel yüzü görmemek gerçek hata

 

66. گدا گر تواضع کند خویِ اوست

تواضع ز گردن‌ فرازان نکوست

Dilencinin huyu o, alçakgönüllü olursa

Daha güzel alçak gönüllülük ulu kişilerden olursa

 

67. گر بگویم که مرا حالِ پریشانی نیست

رنگِ رخساره خبر می‌دهد از سِرِ ضمیر

Halim perişan değil diye söylesem bile

Haber veriyor yüreğimin sırrını yanağımın rengi bile

 

68. گر در طلبت رنجی ما را برسد شاید

چون قصدِ حرَم باشد سهل است بیابان‌ها

Sıkıntılar çıksa da sana erişme yolunda

Hedef Harem ise çok kolay çölleri aşmak da

 

69. گر مُخَیّر بکنندم به قیامت که چه خواهی

دوست ما را و همه نعمتِ فردوس شما را

Ne istersin diye sorarlarsa kıyamet günü bana:

“Dost bana, cennetin bütün nimetleri sana”

 

70. گر من از خار بترسم نبَرم دامنِ گُل

کام در کام نهنگ است، بباید طلبید

Dikenden korksam gül taşımam etek etek

Arzular, timsahın ağzında, oradan almak gerek

 

71. گر هنری داری و هفتاد عیب

دوست نبیند بجز آن یک هنر

Bir hünerin ve yetmiş kusurun olsa da

Dost dediğin o bir tek hüneri görür dünyada

 

72. گلِ بی‌خار میسّر نشود در بُستان

گلِ بی‌خارِ جهان مَردمِ نیکوسیَرند

Bahçede dikensiz gül sen bulamazsın

Dikensiz gülleri güzel huylu kişileri dünyanın

 

73. گنج خواهی در طلب رنجی ببر

خرمنی می‌بایدت تُخمی بکار

Hazine istiyorsan, sıkıntılara göğüs ger sen

Harman toplamak istiyorsan önce bir tohum ek sen

 

74. گوش کن پند ای پسر وَز بهرِ دنیا غم مخور

بر سرِ اولادِ آدم هرچه آید بگذرد

Öğüt dinle be oğul; üzülme dünya için asla

Ne gelirse, gelsin geçip gider insanoğlunun başına

 

75. ما را ز برای دیدنش باید چشم

گر دوست نبینی به چه‌کار آید چشم؟

Onu seyretmek için gözü verdiler bize

Sevgiliyi görmeyeceksen ne yarar göz bize

 

76. ما همانیم که بودیم و محبت باقی‌ست

 تَرکِ صحبت نکند دل که به مِهر آکندند

Biz yine aynı biziz, baki kalan sevgimiz

Dostluktan ayrılmaz sevgi dolu gönüllerimiz

 

77. محلِ قابل و آن‌گه نصیحتِ قائل

چو گوشِ هوش نباشد چه‌سود حُسنِ مَقال

Kabul edecek kulak olmalı, sonra öğüt verilmeli

Akıl kulağı yoksa neden güzel söz söylenmeli?

 

78. مزن بی‌تأمل به گفتار دَم

 نکو گوی، گر دیر گویی چه‌غم!

Düşünmeden asla açma ağzını sen

Güzel söyle zararı yok geç söylersen

 

79. مقدارِ یارِ هم‌نفَس چون من نداند هیچکس

ماهی که در خاک اوفتد قیمت بداند آب را

Bilmez benden başkası yoldaşım, sevgilimin değerini

Toprağa düşmüş balık bilir ancak suyun değerini

 

80. مکن بد که بینی بد از یارِ نیک

نروید ز تخمِ بدی بارِ نیک

Kötülük yapma, dostundan da kötülük görürsün sen

Güzel meyve vermez asla ekersen kötü tohum sen

 

81. منشین ترش از گردشِ ایام که صبر

 تلخ است ولیکن بَرِ شیرین دارد

Asma sakın suratını feleğin dönüşüne aldanıp da

Tatlıdır meyvesi sabrın, kendisi acıdır da

 

82. نشنیدی حدیثِ خواجه‌ی بلخ؟

مرگ بهتر که زندگانیِ تلخ

Belhli efendinin söylediğini duymadın mı sen?

“Acı yaşamaktansa ölüm daha iyidir” demedi mi?

 

83. نصیحت نیکبختان گوش گیرند

حکیمان پندِ درویشان پذیرند

Bahtlılar öğüt dinlerler

Bilgeler derviş öğüdü dinlerler

 

84. نگاه‌دار زبان تا به دوزخَت نبُرد

که از زبان بدتر اندر جهان زیانی نیست

Sahip ol diline, götürmesin cehenneme seni

Yoktur dünyada dilden daha kötü zebani

 

85. نگهدار فرصت که عالم دَمی‌ست

دَمی پیشِ دانا به از عالمی‌ست

Fırsatları yakala; bu dünya sadece bir an

Bilgeler katında bir an daha değerli dünyadan

 

85. نه در هر سخن بحث‌کردن رواست

خطا بر بزرگان گرفتن خطاست

Her söz üzerine tartışmak yaraşmaz

Ululara hata yakıştırmak yaraşmaz

 

87. هرکسی آن کند کز او آید

 بد ز بدگوهران پَدید آید

Herkes kendisine yakışanı yapar

Kötülük, soyu bozuklardan ortaya çıkar

 

88. هرکسی را نتوان گفت که صاحب‌نظر است

عشق‌بازی دگر و نفس‌پرستی دگر است

Herkese ileri görüşlü denilemez ki asla

Aşk tutkusu başka şey, nefsine tapınmak başka

 

89. همه حمالِ عیبِ خویشتنید

طعنه بر عیبِ دیگران مزنید

Hepiniz kusurlarınızın hamalısınız aslında siz

Başkalarının kusurlarını kınamayın siz

 

90. همیشه به نرمی تو تن دَر مَده

به موقع برافکن بر اَبرو گره

Her zaman yumuşak huylu olma sen

Çat bazen de kaşlarını biraz sen

 

91. هنوز با همه دَردم امیدِ درمان است

که آخَری بود آخِر شبانِ یلدا را

Bunca derdim var da yine derman umudum var

Bir sonu olur Yelda gecelerinin de umudum var

 

92. وصف تو را گر کنند ور نکنند اهل فضل

حاجت مَشّاطه نیست رویِ دلارام را

Anlatsalar da anlatmasalar da erdemliler sıfatlarını bizlere

Güzel yüzlünün ihtiyacı olmaz ki bezekçiye

 

93. یا مکن با پیل‌بانان دوستی

یا بناکن خانه‌ای در خوردِ پیل

Ya filcilerle arkadaş olma sen!

Ya da fillere yaraşan bir yapı yap sen!

 

94. یارا بهشت صحبتِ یارانِ همدم است

دیدار یارِ نامتناسب جهنم است

A sevgili cennet, yoldaşlarınla birlikte olmandır senin

Uyumsuz dostu görmen bile cehennemdir senin

 

 

95. چو دی رفت و فردا نیامد به دست

حساب از همین یک نفس کن که هست

Dün gitti yarında yok elimizde

Gel de şu bir nefesin hesabını yap önce

 

96. به نطق آدمی بهتر است از دواب

دواب از تو به گر نگویی صواب

Konuşmak ise konu insan daha iyi hayvandan

Doğruyu söylemiyorsa hayvan daha iyi insandan

 

97. نبینی که از خاک افتاده خوار

بروید گل و بشکفد نوبهار

Görmüyor musun yerlerde sürünen topraktan

Gül bitiyor, baharlarda goncalar açılıyor

 

98. نخورد شیر نیم خوردۀ سگ

ور بمیرد به سختی اندر غار

Yemez asla aslan köpeğin artığından

Ölse bile dünyada mağarada acından

 

99. قناعت توانگر کند مرد را

خبر کن حریص جهانگرد را

Yetingenlik zengin eder insanı

Uyar sen dünyayı dolaşan hırslıları

 

                          100. ملوک از نیکو نامی اندوختند                         

ز پیشینگان سیرت آموختند

Hükümdar iyilik biriktirirler

Öncekilerden güzellikler öğrenirler

۰
از ۵
۰ مشارکت کننده